Tilki ile Tavşan Hikayesi


Tilki ile Tavşan Hikayesi

Günlerden bir gün, karnı çok acıkan bir kurt ormanda av aramaya başlar. Çok geçmeden derenin kenarında uyuyan bir tavşan görür. Zavallı tavşan kurt ile karşı karşıya geldiğinde artık kaçacak şansı kalmamıştır. Ancak zekasını kullanıp hile yaparak kurt belasından kurtulmayı düşünür. Bundan sonra kurda övgü dolu sözler söylemeye başlar:

“Ey şanlı sultanım! Canım size feda olsun. Sizin yeminiz olmak benim için ne büyük şeref!

Lakin ben küçük ve zayıf bir hayvan olduğum için karnınızı doyuramam. Ama benim tilki bir komşum var. Eğer izin verirseniz onu size getireyim de güzel bir ziyafet çekin. Av için bu kadar yorulduğunuza da değer!” diye süslü sözler söyler. Bu güzel sözler, kurdun hoşuna gider. İkisi birlikte tilkinin yuvasına giderler. Tavşan içeri girer ve tilkiyi selamlar:

“Sevgili Komşum! uzak ülkelerin birinden asil bir misafiriniz sizi ziyarete gelmiş. Sizin ne kadar saygı değer biri olduğunuzu duyunca ziyarete gelmek istemişler. Müsaade buyurursanız kapının önünde beklemektedir. İzniniz varsa tanışmanız ve sohbet etmeniz için içeri davet edin.” der.

Kurnaz tilki tavşana pek inanmaz ve sözlerinin arkasında bir hile gizli olduğunu anlar. Ama bu durumu belli etmez, tavşana teşekkür ederek misafiri içeri alacağını söyler. Ancak “Evim pek müsait değil. Misafirimize ayıp olmasın. Siz biraz dışarıda bekleyin de eve çeki düzen vereyim. Sonra sizi içeri alayım.” der. Tavşan dışarı çıkar, kurdun yanına gider ve tilkiyi kandırdığını, birazdan içeri gireceklerini söyler. Bu arada tilki, iki kapılı olan yuvasının arka kapısından çıkıp bakar ve dışarıda bekleyen kurdu görür. Tilki her türlü tehlikeye karşı bir tedbir olsun diye yuvasının kapısının iç kısmına derin bir çukur kazmış, üstünü de çalı çırpıyla örtmüştür. Bu sebeple onları evine almakta bir kötülük görmez ve kurtla tavşanı içeri davet eder. Tavşanla kurt yuvaya daldıklarında ikisi birden derin çukura düşerler. Tilki de diğer kapıdan kaçar ve kurtulur. Tavşan ise çukurun içinde kurdun yemeği olur.

Beydaba, Kelile ve Dimne hikayelerinden.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir