Zürafa ile Tırtıl

zürafa masalı
Zürafa ile Tırtıl Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Günlerden bir gün,
Bir ağacın altında, uzun boynunu uzatarak
Dallardaki yaprakları yiyen zürafanın
Gözüne bir tırtıl ilişmişti ki,
Ağacın koca gövdesinde ağır ağır ilerliyordu.
Zürafa dayanamayıp seslendi:
Üzüldüm halinize bay tırtıl,
Bunca zahmetle sürünerek
Bir yaprak yiyebilmek niyetiyle
Geçeceksin koca ağacın gövdesini
Doğrusu acıdım size.
İyi ki benim uzun boynum var;
İstediğim yapraksa, anında uzanıyorum.
Bay tırtıl cevap verdi:
Benim için üzülmeyiniz efendim,
Başımın çaresine bakabilirim.
Az bir zaman sonra
Zürafa başını kaldırdığında,
Ağacın en tepesindeki tırtılı gördü.
Kendisinin dahi ulaşamayacağı
Dallardaki taze yaprakları
Afiyetçe yiyordu.
Üstelik tırtıl günlerce de oradan ayrılmayacaktı.
Zürafa anlamıştı hatasını.
Vardır her canlının kendine göre yeteneği;
O yüzden kimseyi küçümsememeli.

Yılmaz Gürbüz

Benzer Masallar

  • Doğadan Bir Ders

    Doğadan Bir Ders Günlerden bir gün, bir çocuk bahçede oyun oynuyormuş. Kelebeklerin peşinden koşuyor, onları yakalamaya çalışıyormuş. Rengarenk çiçeklerin aralarında olduğu için çok mutluymuş. Sonra zıplayan bir kurbağa görmüş. Kurbağanın peşinden koşarken kurbağa göle atlamış. Bir inek de bahçede otluyormuş. Çocuk, ineğin otları nasıl çiğnediğini görmüş. Sonra bir sinek gelmiş ve ineğin üzerinde vızıldamaya başlamış….

  • Kırmızı Balık

    Kırmızı Balık Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın deli kulu çokmuş, çok söylemesi günahmış. Develer tellal iken keçiler berber iken, günlerden bir gün, kaplumbağa ile kırmızı balık birlikte gölde zaman geçiriyorlarmış. Bir anda karşılarında bir avcı belirmiş. Avcı, kaplumbağayı kavradığı gibi tutmuş yakalamış. Kırmızı balık bu hale çok üzülmüş, dostu kaplumbağayı salması için avcıya yalvarmış,…

  • Yıldız Yağmuru

    Yıldız Yağmuru Masalı Kış, beyaz ağaçlar yaratır topraktan; bazı insanlardan umutsuzluk yaratır, ama bir sevgi iliştirir bu umutsuzluğa, dünyanın en garip çiçeğini yaratır. Annesi babası ölmüştü kızın, başında bir kukuletası sırtında yırtık bir elbisesi ve tüyleri yağmur yemiş bir paltosu vardı. Böyle bir kızın cebinde olsa olsa bir dilim ekmeği olur ancak, avucunda sıkı sıkı…

  • Rumpelstiltskin

    Evvel zaman içinde bir oduncu ve onun güzeller güzeli bir kızı varmış. Oduncu çok yalancıymış. Bir gün Kral onu yanına çağırarak ona bir ders vermeye karar vermiş. Oduncu, Kral’ın karşısına çıktığında Kral’a kendisini tanıtmış ve kızının çok güzel ve zeki olduğunu, isterse samanı eğirerek altına dönüştürebileceğini söylemiş. Kral da adamın kızını alıp gelmesini istemiş. Oduncu,…

  • Keloğlan ile Sihirli Tas

    Keloğlan ile Sihirli Tas Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Uzak bir köyde Keloğlan ile ihtiyar annesi beraber yaşarlarmış. Keloğlan’ın annesi onu “Kel oğlum, keleş oğlum” diye severmiş. Günlerden bir gün Keloğlan annesinden izin alıp balık tutmaya gitmiş. Belki bir kaç balık yakalarım, anacığımla pişirir, yeriz. Aç karnımızı doyururuz” diye düşünüyormuş. Irmağın kenarına…

  • Keklik ile Avcı

    Keklik ile Avcı Masalı Bir zamanlar, uzak bir ülkede yaşayan zalim bir avcı varmış. Avcılığa pek meraklıymış. Günlerden bir gün, avcıya bir kaç arkadaşı konuk olmuş. Sürekli av yaptığından hiçbir iş yapmazmış, haliyle de dolabında hiçbir şey yokmuş. Konuklarına hangi yemeği ikram edeceğim derken, gözüne her zaman av yaparken kullandığı Çağırtkan keklik ilişmiş. Bu kekliği…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir