• Parmak Çocuk

    Parmak Çocuk Masalı Günlerden bir gün, uzak ülkelerin birinde terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar minik kalmış ki, boyu küçük bir başparmaktan daha fazla uzamamış. Bunun için ona tüm arkadaşları “Parmak Çocuk” derlermiş. Fakat parmak çocuğun kendine güveni oldukça iyiymiş. Bir gün babasına demiş ki: Sevgili babacığım, ne olursa olsun, bir gün ben…

  • Kara Buğday

    Kendini büyük görenlerin ibretlik masallarından biri de Kara Buğday Masalı. Bana da bu masalı tarlalara yuva yapan küçük serçeler anlattı. Kara buğday tarlalarının yağmurdan hemen sonra sanki yanmış, yıldırım çarpmış bir hali vardır. Nedenini merak edenler masalımızı dikkatle okusunlar. Çok eski zamanların birinde, büyük bir söğüt ağacının hemen yanındaki tarlada kara buğday kök salmış yaşıyormuş….

  • Leylek Leylek Havada

    Leylek leylek havada, yumurtası tavada… Bu şarkıyı hepiniz biliyorsunuz değil mi? Peki bu şarkının bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz? Leylek Leylek Havada Masalı, işte bu şarkının gerçek hikayesini anlatıyor. Çok uzak bir köyün sonuncu evinin üzerinde bir leylek yuvası varmış. Leylek anne, dört yavrusu ile birlikte bu yuvada yaşıyormuş. Yavruların gagaları henüz kırmızı olmadığı için…

  • Tilki ve Tavşan

    Tilki ve Tavşan Masalı Ormanda yalnız yaşayan tilki bir gün tavşanla karşılaşmış. Hiçbir arkadaşı olmayan tilki, kendini o kadar yalnız hissediyormuş ki, hemen tavşana bir teklifte bulunmuş: “Tavşan kardeş, artık yalnızlıktan, arkadaşsız olmaktan yoruldum, usandım artık.” demiş. “Gel seninle arkadaş olalım, sen de ben de yalnızlıktan kurtulalım.” diye ısrar etmiş. Tavşan, kendisi de yalnız yaşadığı…

  • Kurt ve Yedi Küçük Oğlak

    Kurt ve Yedi Küçük Oğlak Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ihtiyar bir keçinin yedi yavrusu varmış. Bir anne çocuklarını nasıl severse o da yavrularını öyle severmiş. Günün birinde keçi, yavrularına yiyecek bulup getirmek için ormana giderken onları çevresinde toplamış: – Sevgili çocuklarım demiş; ben ormana gidiyorum. Kendinizi kurttan sakının….

  • Kusurlu Adaylar

    Ormanın derinliklerinde, mutlu bir hayat süren orman sakinleri, aslanın ortadan kaybolduğunu görünce meraklanmışlar. Aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen, aslan ortaya çıkmayınca, ondan ümidi kesmişler. “Koskoca orman, elbette başsız kalmaz!” demişler. Tüm orman sakinleri, bu konuya bir çözüm bulmak için toplanmış, hep birlikte kendilerine bir kral seçmeye karar vermişler. Ormanın kralı olma fikri, hemen herkesin…

  • Tilki ile Leylek

    Tilki ile leyleğin dostluğunu bilmeyeniniz yoktur. Tilki ile Leylek Masalı, bunun en farklı örneklerinden biri. Çok uzak bir ormanın derinliklerinde, birbirine komşuluk eden tilki ve leylek yaşarmış. Görenler, onların ne kadar iyi komşu olduklarını söylemeden, bu komşuluklarını herkese örnek göstermeden edemezlermiş. Tilki ve leyleğin bu dostça komşulukları kulaktan kulağa yayıla dursun. Günlerden bir gün, ormanda…

  • Beyinsiz Geyik

    Orman sakinlerinin konuk olduğu masalları okumak hepimizi çok eğlendiriyor. Eğlendirirken de pek çok öğüt veriyor. Bu masallardan biri de Beyinsiz Geyik Masalı. Tüm ormanların tek ve en güçlü kralı olan aslan, yaşadığı onca yılın ardından yaşlanmış. Yaşlılığı şöyle dursun, hastalanmış da. Uzun yıllardır komşuluk ettiği kurnaz tilki, onun ziyaretine sık sık geliyor, bir ihtiyacı olup…

  • Kurt ile Turna

    Hayvanlar aleminin en gözü pek canlılarından biri olan Kurt ile Turna kuşunun masalı, kötüler ile onlara iyilikte bulunanların durumunu anlatan etkileyici bir masal. Ormanın en tehlikeli canlılarından biri olan kurt, kendine büyükçe bir av yakalamış ve tüm iştahıyla avını mideye indiriyormuş. Çok aç olduğu için avını hızla yerken, boğazına bir kemik takılmış. Boğazına takılan kemik…

  • Tarla Kuşu ve Yavruları

    Tarla Kuşu ve Yavruları Masalı Hayvanlar aleminin sıra dışı varlıkları olan kuşların yaşam öykülerini anlatırken, insanların yaşamlarıyla kesiştiği noktada bizlere yararlı öğütler veriyor. Bir zamanlar, buğdayların yeşerdiği bir tarlada yaşayan bir tarla kuşu varmış. Tarla kuşu yuvasını buğday başakları arasına, korunaklı bir şekilde yapmış ve her gün birer yumurta yaparak kuluçkaya yatmış. Günler geceleri kovalamış…