Ayağına Diken Batan Süper Karga

ayağına diken batan karga
Ayağına Diken Batan Süper Karga Masalı

Günlerden bir gün, bir diken karganın ayağına batmış. Karga dikeni almış, doğru Bilge nineye götürmüş.

-Aman nine, canım nine demiş, şu dikenimi saklar mısın?»

Nine şaşırmış, almış karganın elinden dikeni, dolabın üzerine koymuş. Aradan günler geçmiş, geceler geçmiş. Günlerden bir gün, nine akşam kandilini yakıyormuş, kandilin fitili kaçmış. Dikeni almış, fitili çıkarayım diye, diken yanıvermiş. Tam o sırada,· «Pırrrrr .. » demiş, karga da gelmiş.

«Nine, demiş, dikenimi verir misin?»

«Ah oğlum, kandilin fitilini çıkanyordum, yanıverdi dikenin.»
« Yo… Ben dikenimi isterim.» Oturmuş pencerenin başına karga, saatlerce:
«Ya dikeni, ya kandili, Ya dikeni, ya kandili. » diye bağırmış durmuş. Artık ninenin de canına tak demiş.
«Al kandili.» demiş. Karga almış kandili, götürmüş. Oradan başka bir kocakarıya gitmiş.
«Nine, demiş, şu kandilimi saklar mı­sın?»
«Peki, oğlum.»

Nine gece inek sağmaya gidiyormuş. «Şu karganın kandilini alayım da . ineği onun ışı­ğında sağayım.» demiş. Varmış, ineğin arkasına koymuş kandili, ineği sağmaya başlamış. İnek bir tekme vurmuş, kandili kırmış. Aradan çok geçmemiş, gelmiş karga:

«Nine, hani benim kandilim?»
«Oğlum, inek sağmağa, senin kandilini gö­türmüştüm. Bir tekme vurdu inek, kandil kı­rıldı.»
Karga tutturmuş: «Ben kandilimi isterim… » diye. Nine ne dediyse söz anlatamamış.
Karga oturmuş pencerenin önüne:
«Ya kandili, ya ineği. Ya kandili, ya ineği…» diye bağırmış da bağırmış. Ninenin kafası şişmiş, kargadan başka türlü kurtulmanın çaresi olmayınca, vermiş ineği.
Karga ineği götürmüş başka bir kocakarıya:

«Nine, sakla şu ineğimi. Ben sonra gelir alırım.» demiş. O nine de bir gün beklemiş, üç gün beklemiş,
karga yok. .. Oğlunu evlendirecekmiş.

«Su karganın ineğini keseyim de misafirleri ağırlıyayım.» demiş. Kesmiş ineği, mis gibi yemekler yapmış, misafirlere yedirmiş. İnek yenmiş, bitmiş. Domuz karga da sanki bunu bekliyormuş. «Pırrrrr..» diye çıkmış gelmiş düğün yerine ..

-«Nine, demiş, ineğimi almaya geldim.»
«Aman oğlum, sen gelmeyince, karga ineği ne yapacak dedim. Düğünüm vardı, kestim senin ineğini.»
«Yo … Ben ineğimi isterim.» diye tutturmuş karga. Kocakarı aldırış etmemiş, ama karga da tünemiş pencerenin kenarına:

«Ya ineği, ya gelini. Ya ineği, ya gelini … diye bağırmış da bağırmış, durup dinlenmeden, saatlerce, Kocakarı da, düğün halkı da bı­kıp usanmışlar. Vermişler gelini, kurtulmuşlar.

Gelini almış karga, gidiyormuş. Dağda bir çobana rastlamış. Kaval çalıyormuş çoban.
Karga demiş ki:

Çoban kardeş. O düdüğü bana ver de bu gelini sana vereyim.» Bakmış çoban, telli pullu bir gelin. Almış gelini, düdüğü vermiş kargaya.

Karga almış düdüğü, başlamış öttürmeğe…

Bir öttürür, bir türkü söylermiş:

«Düttürü, düttürü, düttürü …
Dikeni verdim, kandili aldım.
Kandili verdim, ineği aldım.
İneği verdim, gelini aldım.
Gelini verdim, düdüğü aldım.
Düttürü, düttürü, düttürü, düttürü … »

Benzer Masallar

  • Yavru Köpek

    Yavru Köpek Masalı Bir zamanlar anne köpek ve yavrusu beraber yaşıyorlardı. Ne zaman yavru köpek kuyunun yakınında oynamak isterse, annesi onu; “kuyuya sakın yaklaşma” ya da “kuyunun etrafında oynama!” diye uyarırdı. Bir gün, anne köpek yiyecek bulabilmek için dışarı çıktığında, yavru köpek kuyunun yanına gitti. Kuyuya yaklaştı ve içine baktı. Kuyunun içinde bir köpek yavrusu…

  • Keloğlan ile Sihirli Sofra

    Keloğlan Sihirli Sofra Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerinde birinde fakir bir karı koca yaşarmış. Öyle fakirlermiş ki, biricik kel oğullarına dahi yeterince bakamıyorlarmış. Keloğlan da, bu durumu hiç umursamayan, inadına her şeye gülüp geçen, güçlü bir çocukmuş. Günlerden bir gün, Keloğlan’ın anası oğluna seslenmiş: — “Heyy Keloğlan! Unumuz bitti. Ambardan biraz buğday al değirmene götür,…

  • Katı Yürekli Zengin

    Katı Yürekli Zengin Masalı Günlerden bir gün, güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile. Yeni yeşermiş ağaçlar rengarenk çiçekleriyle yeryüzüne yeni bir hayat sunuyorlarmış. Önce gök aydınlanmış, sonra güneş hafifçe başını çıkarmış saklandığı yerden. Güller, karanfiller, zambaklar, papatyalar, küstüm çiçekleri, menekşeler, sümbüller birbiriyle yarışır…

  • Küskün Tavşan

    Küskün Tavşan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, keçiler tellal iken, uzak diyarlarda, ormanın tam ortasında, beş kardeş tavşan yaşarmış. Bu beş güzel tavşanın adı şöyleymiş. Çal Çal; ailenin en çok çalışan tavşanıymış. Yuvalarını o temizler, diğerleri uyurken onlara kahvaltı hazırlarmış. Çen Çen; ailenin en çok konuşan…

  • Kral Çıplak

    Sevgili çocuklar, size çıplak kralın öyküsünü anlatacağım. Kulaklarınızı ve zihninizi iyi açmanızı diliyorum… Kral Çıplak Masalı Günlerden bir gün, uzak bir ülkede, giyimine kuşamına oldukça düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini dev aynasında göre bu kral, kendi zekasını çok beğenir, diğer insanları önemsemezmiş. Yine bir gün, başka bir ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini…

  • Akıllı Tavşan

    Akıllı Tavşan Masalı Günlerden bir gün, ormanlar kralı dehşetle kükrüyor, karnını doyurmak için kendinden güçsüz hayvanları avlamaya devam ediyordu. Ondan kaçıp kurtulmak çok zordu. Bir gün ceylanlar, kuşlar, kaplumbağalar, tavşanlar, dağ keçileri, zürafalar ve diğer hayvanlar toplanıp bu kötü gidişin önüne geçmek istediler. Topluca Aslanın huzuruna çıkıp: -Efendimiz dediler… Biz aramızda anlaştık. Her gün ölüm…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir