Kral Çıplak

kral çıplak
Sevgili çocuklar, size çıplak kralın öyküsünü anlatacağım. Kulaklarınızı ve zihninizi iyi açmanızı diliyorum…

Kral Çıplak Masalı

Günlerden bir gün, uzak bir ülkede, giyimine kuşamına oldukça düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini dev aynasında göre bu kral, kendi zekasını çok beğenir, diğer insanları önemsemezmiş.

Yine bir gün, başka bir ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini söylemiş. Kralın geleceğini haber alan bizim kralın aklına gelen ilk şey; “Acaba hangi giysileri giysem” olmuş.

Derhal tellalı çağırmış;

-“Bütün terzilere haber gönderin” demiş. Öyle bir giysi istiyorum ki, dünyada bir eşi, benzeri olmasın. Bana eşsiz bir elbise dikecek terziyi ihya edeceğim. Kıymetli misafirlerimi karşılarken o giysileri giyeceğim.”

Bir müddet sonra, haber her tarafa ulaşmış. En iyi terziler, kralın huzuruna gelmişler, yapabilecekleri tüm modelleri tek tek anlatmışlar. Fakat kral anlatılanlardan hiçbirini beğenmiyor;

-”Daha iyisi, daha güzel olmalı!” diye hepsine bağırıp, çağırıyormuş.

Duruma hakim olan bilge bir terzi kraldan söz istemiş.

– Sevgili kralım, ben size çok özel bir elbise dikeceğim demiş. Kral nasıl olacak diye sormuş.

Bilge terzi her defasında “sizin için çok özel bir elbise dikeceğim” demiş.

– “Öyle bir elbise dikeceğim ki eşsiz olacak! Ne sizden önce, ne de sonra kimse bu elbiseyi giyemeyecek.” demiş.

Kral sevinçle terziye gülümseyerek tamam demiş. Bu işi sana veriyorum!

Bilge terzi:

-”Fakat bir şartım var” demiş. ”Elbisenin dikimi bitene kadar hiç kimse işime karışmayacak, odama girmeyecek.” demiş.

Kral aradığını bulmanın sevinciyle, bu teklifi kabul etmiş. Hemen bir kaç kese altın verip;

-”Haydi o zaman derhal dikmeye başla!” diye emretmiş.

Bilge terzi hemen başlamış çalışmaya. Odasına çekilip, her gün kraldan iki kese altın geliyormuş kendisine. Aradan günler, haftalar geçtikçe kralın merakı artmaya başlamış. Nihayet bilge terzinin hangi kumaşı diktiğini görmek için odaya girmiş. Bilge terzi, dikiş tezgahının üstünde harıl harıl çalışıyormuş. Kral sessizce bir süre terziyi izlemiş, bir şey göremeyince;

– ”Demek günlerdir boş oturuyorsun ha!”diye esip, kükremeye başlamış.” Günlerdir seni besliyorum, her gün kese kese altınlar gönderiyorum bunun için mi demiş?

Bilge terzi sakin ve kendinden emin bir şekilde;

– “Sevgili kralım, bu kumaş çok özel bir kumaş. Bunu sadece akıllı insanlar görebilir.” demiş. Bakın ne kadar da güzel oluyor, öyle değil mi?”

Kral, aptal durumuna düşmemek için;

-”Evet, çok güzel. Demek zorunda kalmış ve hızlıca çıkmış odadan.

Çok geçmeden bu söylenti şehrin her tarafına yayılmış. Kralın yeni elbisesi için herkes; ”Sadece bu elbiseyi akıllılar görebilir!” diyormuş. Nihayet insanlar meraktan çatlamadan merasim günü gelmiş, çatmış. Halk alana toplanmış, meraklı gözlerle kralı beliyormuş.

Terzi kralı giyim odasına almış, eski elbiselerini indirerek ona gerçekten varmış gibi üzerine diktiği elbiseleri giydirmiş. Sonrada kralın karşısına geçip;

-”Muhteşem oldunuz sevgili kralım, gerçekten çok şıksınız” demiş.

Kral, bilge terzinin bu iltifatları karşısında, aynadaki çıplak bedenine hiç aldırmadan;

-”Teşekkürler,çok güzel olmuş, çok beğendim.” demiş.

Kral yeni elbiseleri ile gelmiş merasim alanına. Toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar ama kimse cesaret edip de krala çıplak olduğunu söyleyememiş. Birden kalabalığın içinden genç bir çocuk haykırmış;

-“Kral çıplak!”

Bunu duyan halk gülmeye başlamış. Nihayet kral, geç olsa da gerçeği anlamış.

Benzer Masallar

  • Hayat Suyu

    Hayat Suyu Masalı Bir varmış, bir yokmuş, alemin delisi çokmuş. Büyük saraylardan birinde bir kral ve üç oğlu yaşarmış. Kralın iki oğlu kendini beğenmiş ve kötüymüş. En küçük oğlu ise çok iyi yürekli bir gençmiş. Bir gün kral rahatsızlanmış ve bir hastalığa yakalanmış. Sarayın hekimleri, kralın hastalığına deva bulamamışlar. Sarayın büyücüsü kralı ancak hayat suyunun…

  • Limon Ağacı

    Limon Ağacı Hikayesi Günlerden bir gün, hali vakti yerinde, varlıklı bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikilen iki limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsedilmiş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi. Ancak limon ağaçlarından biri, diğerinden cılız ve şekilsizdi. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu…

  • Keloğlan Saçlarını Nasıl Kaybetti?

    Keloğlan bir gün ağacın dibinde yatıyor ve güzel düşler kuruyormuş. Annesi onun tembelliğinden dolayı çok şikâyet ediyormuş. Keloğlan’a seslenmiş ve kalkıp bir iş bulmasını istemiş. Keloğlan onu dinlemeyince, annesi onu kovalamaya başlamış ama yaşlı olduğu için ona yetişememiş. Annesi Allah’a yalvarmış: “Ne olur beni elden ayaktan düşürme, yoksa bu işe yaramaz oğlan bana bakamaz,” demiş….

  • Sevgi Ağacı

    Sevgi Ağacı Masalı Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Ağaçların çok ama kuru olduğu, suların boz bulanık aktığı, çiçeklerin mutsuz olduğu, insanların nefret dolu olduğu bir yer varmış. Kimse bu hali fark etmiyormuş. Bu yerde her şey çok…

  • Sakanın Eşeği

    Sakanın Eşeği Hikayesi Bir zamanlar yoksul bir saka, o sakanın da zayıf, cılız bir eşeği vardı. Zavallı eşek o kadar zayıftı ki, sırtı yük taşımaktan, zayıflıktan yara bere içinde kalmıştı. Günlerce çalışmasına rağmen karnını doyurabilecek kadar yem bulamıyordu. Padişahın atlarının bakıcısı bu sakayı tanıyordu. Onunla eskilere dayanan bir ahbaplığı vardı. Bir gün sakaya rastladı: –…

  • İhtiyar Kaplumbağa Dede

    İhtiyar Kaplumbağa Dede masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak ülkelerin birinde yemyeşil bir orman varmış. Bu ormanın halkı o kadar mutlularmış ki bu mutluluklarının gün gelip de bitmesinden çok korkuyorlarmış. Günlerden bir gün, ormanda çok şiddetli bir rüzgar fırtınası çıkmış. Orman halkı çok korkmuş. Bu rüzgar fırtınası tam iki…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir