Akıllı Çoban Aldatan Kuşları Masalı Dinle

çoban aldatan kuşlar masalı
Akıllı Çoban Aldatan Kuşları Masalı

Masalı dinlemek için oynat tuşuna basınız.

Çoban aldatan kuşunu sizler bilir misiniz? Ağaç kabuğu renginde tüyleri olan bu minicik kuş, oldukça şakacıdır. Çoban aldatan kuşu, hemen hemen her hayvanın sesini taklit edebiliyor. Bazen bir ayı, bazen de bir kurt, bir tilki gibi ses çıkarıyor. Şimdi sizlere, bu şakacı, taklitçi minicik çoban aldatan kuşunun masalını anlatacağım. Bakalım sevecek misiniz?

Ninemin bana söylediğine göre, bir zamanlar, ülkelerin birinde, “Yankılar Dağı” adı verilen bir dağ varmış. Dağın doğu tarafındaki bir kayaya çıkıp, “Hey kim var orada?” diye bağırdınız mı ses karşıdaki dağlara çarpar, “Hey kim var orada?” sorusu bir kaç kez tekrarlanırmış, yani yankılanırmış. Zaten bu yüzden dağa Yankılar Dağı denilirmiş ya. Dağdaki Dağdaki hayvanlar bazen o tepe çıkar seslenirler, sonra da kendi seslerinin yankılanmasını kahkahalar atarak dinlerlermiş. Dağdaki ormanda, binlerce on binlerce canlı, yıllardan beri mutluluk içinde yaşıyorlarmış. Onların bir gün bile birbirlerine kırıldıklarını gören olmamışmış. Ama günlerden bir gün, astığı astık, kestiği kestik bir aslan, Yankılar Dağındaki ormana gelip yerleşince her şey değişivermiş. Tavşancıklar bir yanda; sincaplar tilkiler, sansarlar öte yanda, korkudan tir tir titremeye, karınlarını doyurmak için bile yuvalarından dışarıya çıkamamaya başlamışlar. Çünkü aslan, karnı tok bile olsa, onlara saldırıyormuş. “Ben bu dağın kralıyım. Benden izinsiz hiç bir hayvan şuradan şuraya adım atamaz” diye bir kükrüyormuş ki, dağ taş inliyormuş. Kısacası kuşların dışında bütün hayvanlar rahat bir soluk bile alamıyorlarmış artık. Aslında kuşların da ağzını bıçaklar açmıyormuş tabii. Eski neşelerini onlar da kaybetmişler. “Orman hayvanları bir bütündür. Evet, aslan bize dokunamıyor ama arkadaşlarımızla oynayamadıktan, konuşup eğlenemedikten sonra bu neye yarar. Ormanımızın ne tadı kaldı, ne tuzu. Üstelik bu gidişle yiyecek aramaya çıkamadıkları için bütün orman halkı ölüp gidecek” diye tasalandıkça tasalanıyorlarmış.+

Ama bakmışlar ki, tasalanmakla, ağlamakla hiçbir şeyin düzeleceği yok. Aslan da azıttıkça azıtıyor, hemen kuşlar kendi aralarında olağanüstü bir toplantı düzenlemişler. “Aslana öyle bir ders vermeliyiz ki buralarda duramayıp gitsin. yankılar Dağındaki arkadaşlarımız da yine eskisi gibi gönüllerince dolaşsın, hoplayıp zıplasın” demişler. Her kuş sırayla aslana oynanacak oyun için bir öneride bulunmuş. Ama bu önerilerin bir kısmı kuşların yapmayacağı kadar zormuş, bir kısmı da çok sağlam öneriler değilmiş, başarı olasılığı düşükmüş. Ama çoban aldatan kuşunun önerisi gerçekten güzelmiş. Çoban aldatan kuşu, “Bu işi siz bana ve kardeşlerime bırakın. Yalnız ne yapıp yapın, aslanı dağın tepesine getirin” demiş. Aslanı doğu tepesindeki yankı vadisine getirme işini papağan üzerine almış. Hemen o gün de aslanın dinlenmek için uzandığı ağacın yanına gitmiş. Sanki çok korkmuş gibi yapıp “Ah kralımız saygıdeğer aslanımız, bilseniz bugün neler oldu. Dağın doğusundaki vadiye tam 5 tane aslan gelmiş. Sanırım orman halkında biri çağırmış onları. Bilseniz ne öfkeliler. . Sizin, orman halkına yaptıklarınızı fen cezalandıracaklarını söylüyorlardı” demiş. Aslan bu sözleri duyar da hala orada yatar mı? Hemen yerinden fırlamış, “Neredeymiş o aslanlar?” diye kükremiş. Sonra da papağanın peşine düşmüş. Papağanın geldiğini gören çoban aldatan kuşu ve kardeşleri başlamışlar aslanın kükremesini taklit ederek ötmeye. Adı üstünde yankı vadisi. Çoban aldatan kuşlarının sesleri başlamış karşı dağa çarpıp yankılanmaya. Sanki bir sürü aslan varmış da dağı kaplamış gibi herkesi kandırıyormuş bu sesler. Aslan, dağı taşı inleten aslan kükremelerini duyunca korkudan olduğu yerde zınk diye durmuş. Sonra da arkasına bile bakmadan kaçıp gitmiş Yankı Dağlarından.

O öyle kaça dursun, çoban aldatan kuşları kahkahalarla gülüyorlar, arada bir de aslanın sesini taklit edip, kükrer gibi ötüyorlarmış. Bu olaydan sonra, Yankı Dağlarındaki orman hayvanları yine eski mutluluğuna kavuşmuş. Zaman zaman minicik bir kuş olan çoban aldatan kuşunun, koca aslanı da nasıl aldattığını hatırlayıp, gülüyorlar, “akıl her şeyden üstündür. Kaba kuvvet her zaman aklın karşısında yenilir” diyorlarmış.

Benzer Masallar

  • |

    Rüzgaroğlu Masalı Dinle

    Rüzgaroğlu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Rüzgâroğlu adında az konuştu, çok dinler bir adam varmış. Rüzgâroğlu, evli imiş. Beş yaşında Nuryüz adında bir oğlu, 4 yaşında Gülyüz adında bir kızı varmış. Rüzgâroğlu ailesi o kadar zengin ve mutluymuş ki, iğne ucu kadar bile eksiği yokmuş. Rüzgâroğlu ava meraklı olduğundan…

  • Kurt ile Koyun

    Günlerden bir gün bizim kıvırcık koyun sürüden ayrılmış, kendi başına otlanıyormuş. Bir ara kafasını kaldırmış, bir de bakmış ki, ne çoban ne de sürü, hiçbiri ortalıkta yok. Sağa ola koşuşmuş ama bir türlü yolu bulamamış. Uzaklardan gelen bir kurt, kıvırcık koyunu fark etmiş. Kurdu bir an karşısında gören kıvırcık koyun ne yapacağını şaşırmış. Kurt başlamış…

  • Kayıkçı Keloğlan

    Kayıkçı Keloğlan Masalı Keloğlan keleş oğlan sevmesi beleş oğlanın masallarından yeni bir masalı daha sizlerle buluşturuyoruz.. Bir zamanlar, bir padişahın iki çocuğu varmış. Bunlardan biri oğlan, biri de dünyalar güzeli bir kızmış. Padişah, bu çocuklarını her şeyden çok sever, onların her istediğini yerine getirirmiş. Bir gün padişah şöyle düşünmüş, “Ben oğlum üzülmesin, sıkılmasın diye onun…

  • Ağlayan Ağaç

    Ağlayan Ağaç Masalı Günlerden bir gün, oduncular ormana girip, tüm ağaçları kesmeye başlamışlar, koca ormanlık alanda tek başına bırakmışlardı ağlayan ağacı. Evet, adı üzgün ağaçtı, çünkü etrafındaki dostları bir bir kesildikçe içine kapanmış, her ağacın ardından bir dalını düşürmüş, her ağaç ile birlikte meyveleri yok olmuş. En sonunda hiç işe yaramayan, kırık dallı küçük bir…

  • Keloğlan ve Periler

    Keloğlan ve Periler Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerin birinde küçük ve şirin bir köy varmış. Köyün içinde çayırları, ağaçların bol olduğu, suyun serin akan bir derenin kenarında Keloğlan ile anası yaşarlarmış. Köyün hemen yanında bir de orman varmış. Küçük yaşta babasını kaybeden Keloğlan annesini çok severmiş. Keloğlan her gün annesine tarla işlerinde yardım…

  • Bilge Kanat ve Avcı

    Bilge Kanat ve Avcı Bir varmış bir yokmuş… Uçsuz bucaksız ovaların, altın başaklı buğday tarlalarının uzandığı bir diyarda, gökyüzünü yurt edinmiş büyük bir kuş sürüsü yaşarmış. Bu kuşlar sabahları birlikte uçar, akşamları ise yüksek çınar ağaçlarının dallarında dinlenirmiş. Sürünün lideri, yılların tecrübesini kanatlarında taşıyan yaşlı bir serçeymiş. Ona herkes Bilge Kanat dermiş. O, rüzgârın yönünü…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir