Ağlayan Ağaç

ağlayan ağaç
Ağlayan Ağaç Masalı

Günlerden bir gün, oduncular ormana girip, tüm ağaçları kesmeye başlamışlar, koca ormanlık alanda tek başına bırakmışlardı ağlayan ağacı. Evet, adı üzgün ağaçtı, çünkü etrafındaki dostları bir bir kesildikçe içine kapanmış, her ağacın ardından bir dalını düşürmüş, her ağaç ile birlikte meyveleri yok olmuş.

En sonunda hiç işe yaramayan, kırık dallı küçük bir ağaç olarak kalmış. O kadar üzgün ve perişanmış ki her gün sürekli ağlar dururmuş.

Bir gün yine haline ağlarken, minik mavi renkli çok güzel sesi olan bir kuş konmuş dallarına. “Merhaba, neden ağlıyorsun?” diye sormuş. Üzgün ağaç dalına bir kuş konduğunu görünce çok şaşırmış ve halini anlatmaya başlamış. “Tüm arkadaşlarımı tek tek kesip götürdüler, burada tek başıma kaldım. Üstelik önceden çok güzel meyveler verirken artık bir tek bile yaprak açamaz oldum.”

“Sen bunun için mi üzülüyorsun yani?”

“Elbette. Artık kimse beni sevmiyor, herkes gelip ne kadar çirkin olduğumu söylüyor.”

“Kendini güzelleştirmek senin elinde ağaç kardeş.”

“Benim mi? Nasıl peki?”

“Evet, senin elinde. Her şeyden önce arkadaşlarını geri getiremeyiz bunu bile ve artık üzülme. Sonrasında ise hep iyi şeyler düşün. Yeniden meyvelerin olduğunu, herkesin gölgende dinlediğini filan. Göreceksin mutlaka faydası olacak.”

Üzgün ağaç kısa bir süre düşündükten sonra güzel kuşa hak vermiş. O günden sonra hep iyi şeyler düşünmüş ve kısa sürede ilk önce yaprakları yeşermeye başlamış, ardından sulu sulu meyveleri olmaya başlamış. Zamanla o kadar büyüyüp gelişmiş ki herkes yazın sıcak günlerinde dinlenmek için gölgesinden faydalanmaya başlamış. Kendisinde kısa sürede olan bu değişime inanamayan üzgün ağaç, düşüncelerin hayatı nasıl etkilediğini düşünmüş ve bir daha hiç bir şey için üzülmemiş.

Gökten üç elma düşmüş; biri masalı okuyanın başına, biri dinleyenin başına, biri de tüm iyi insanların başına olsun.

Benzer Masallar

  • Yengeç ile Yılan

    Yılan ile Yengeç Masalı Bir zamanlar, bir yılan ile yengeç bir derede karşılaşmışlar. Yengeç pek iyi niyetliymiş. Yılanla dostluk kurup iyi geçinmek istiyormuş, yılana karşı hiç de kötü düşüncelere sahip değilmiş; ama yılan bu.. Hiç rahat durur mu? Hep sinsi sinsi düşünceler içerisinde; – “Bir fırsat bulsam da bu yengeci soksam!” diye düşünürmüş. Yengeç yılanın…

  • Aslan ve Yavru Tavşan

    Aslan ve Yavru Tavşan Masalı Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler top oynarken eski hamam içinde… Ben deyim şu ağaçtan, siz deyin şu yamaçtan, uçtu uçtu bir kuş uçtu; kuş uçmadı, Gümüş uçtu. Gümüş uçmadı, Memiş uçtu. Uçar mı, uçmaz mı demeye kalmadı; anam düştü eşikten, babam düştü beşikten… Biri kaptı maşayı, biri aldı…

  • Parmak Kız

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde yalnız yaşayan bir kadın varmış. Bu kadın, hep küçük bir kız çocuğunun olmasını istiyormuş. Güneşli bir gün, bahçede çiçeklerini sularken birden karşısına bir peri çıkmış. Peri, “Neden ağlıyorsun?” diye sormuş. Kadın, “Hep bir kız çocuğum olmasını istiyorum. Bu konuda bana yardım eder misin?” demiş. Peri ona bir tohum vermiş…

  • Fil Kralı ile Fare Kralı

    Filler ve Fareler Masal Özeti Bir fare topluluğu, yaşadıkları topraklardan geçen fillerin ayakları altında ezilmekten korkarmış. Bir gün Fare Kralı, Fil Kralı’ndan farelere zarar vermemesini istemiş ve karşılığında bir gün yardıma ihtiyaç duyarsa ona yardım edeceklerine söz vermiş. Fil Kralı bu isteği kabul etmiş ve filler, o günden sonra farelere dikkat etmeye başlamış. Aradan bir…

  • Yavru Köpek

    Yavru Köpek Masalı Bir zamanlar anne köpek ve yavrusu beraber yaşıyorlardı. Ne zaman yavru köpek kuyunun yakınında oynamak isterse, annesi onu; “kuyuya sakın yaklaşma” ya da “kuyunun etrafında oynama!” diye uyarırdı. Bir gün, anne köpek yiyecek bulabilmek için dışarı çıktığında, yavru köpek kuyunun yanına gitti. Kuyuya yaklaştı ve içine baktı. Kuyunun içinde bir köpek yavrusu…

  • Kral ve Ayakkabısı

    Bir zamanlar uzak diyarlarda zengin bir kral vardı. Kral, bir gün, ülkesindeki her yeri görmek istedi. Bunun için dağ, bayır demeden baya yol kat etti. Himayesindeki şehirleri, köyleri, kasabaları bir bir gezdi. Epey yorulunca sarayına döndü. Veziriyle konuşurken bu yollarımız neden böyle kayalarla dolu? Yürüdüğümde yol üzerindeki taşlar ayağımı acıtıyordu. Bu durumu düzeltmeliyiz. Bunun için…

Bir yorum

  1. Gokay dedi ki:

    Çok güzel bir masaldı herşey iyi görmekten geçiyor hiçbir şey için üzülmeye değmez 5 ?????????????????

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir