Aslan ile Çakal

aslan ile çakal
Aslan ile Çakal Masalı

Günlerden bir gün, aslan ile çakal arkadaş olmuşlar. Dağda bayırda geze geze yorulmuşlar, acıkmışlar.

Aslan demiş ki:

— Çakal kardeş, bu böyle olmayacak. İyisi mi, bir av yapalım da karnımızı doyuralım.

Neyse bunlar av peşinde dolaşırken, çayırda otlamakta olan yılkı atlarına rast gelmişler.

Aslan:

— Tamam çakal kardeş, ben gideyim de şu yılkıdan bir at avlayayım da karnımızı doyuralım. Ama avlanmadan önce benim kızışmam gerekir.

— Peki, ama aslan kardeş, sen nasıl kızışırsın? Aslan durduğu yerde gerinmeye, titremeye başlamış ve çakala dönerek:

— Bak bakalım çakal kardeş, gözlerim kanlandı mı? demiş.

Çakal bakmış:

— Evet aslan kardeş, gözlerin kanlanmış demiş.

Aslan:

— Tamam öyleyse. Seyret bak, atı nasıl avlayacağım.

Aslan kükreye kükreye atın yanına varıp, bir pençe atmış. At pençeyi yer yemez, yere yığılıp kalmış. Aslanla çakal kendilerine güzel bir ziyafet çekerek, karınlarını doyurmuşlar.

Eh, gün geçmiş, zaman geçmiş; bizim iki kafadar yeniden acıkmışlar. Yine bir yılkı atına rast gelmişler. Bu sefer çakal konuşmuş:

— Aslan kardeş, geçen sefer karnımızı sen doyurdun. Bu sefer avlanmak sırası bende. Hem senin nasıl avlandığını da gördüm. Ben de senin yaptığın gibi kızışıp, av yapacağım.

Aslan sesini çıkarmamış.

Çakal aynı aslanın yaptığı gibi gerinmeye ve titremeye başlamış ve:

— Bak bakalım aslan kardeş, gözlerim kanlandı mı? demiş.

Aslan bakmış:

— Çakal kardeş, gözlerin kanlanmamış demiş.

— Yahu boşver sen onu; kanlanmış de.

— Eh, madem öyle dememi istiyorsun; peki öyleyse: Kanlanmış.

— Tamam öyleyse. Seyret bak, atı nasıl avlayacağım.

Çakal o hışımla, uluyarak atın yanına bir varış varmış ama at buna bir çifte atmış. Zavallı çakalın gözleri kan çanağına dönmüş. Çakalın başına gelenleri uzaktan seyreden aslan, çakalın yanına yaklaşmış ve:

— Şimdi gözün kanlanmış işte çakal kardeş demiş.

Çakala, geçenlerde ormanda rastladım. Baktım gözleri hala mosmor zavallının.

Benzer Masallar

  • Keloğlan Saçlarını Nasıl Kaybetti?

    Keloğlan bir gün ağacın dibinde yatıyor ve güzel düşler kuruyormuş. Annesi onun tembelliğinden dolayı çok şikâyet ediyormuş. Keloğlan’a seslenmiş ve kalkıp bir iş bulmasını istemiş. Keloğlan onu dinlemeyince, annesi onu kovalamaya başlamış ama yaşlı olduğu için ona yetişememiş. Annesi Allah’a yalvarmış: “Ne olur beni elden ayaktan düşürme, yoksa bu işe yaramaz oğlan bana bakamaz,” demiş….

  • Tilki ile Tavşan

    Tilki ile Tavşan Masalı Günlerden bir gün, ormanda bir tilkiyle tavşan karşı karşıya gelmişler. Tilki: — Tavşan kardeş, ben yalnız bir tilkiyim. Kimim kimsem yok. Bu koca ormanda, tek başıma dolaşmaktan, bıktım usandım. Gel seninle arkadaş olalım demiş. Tavşan, tilkinin bu teklifini kabul etmiş. Ormanda birlikte gezip dolaşmaya, yiyip içmeye başlamışlar. Gel zaman git zaman,…

  • Fare ile Kurbağa Masalı Dinle

    Fare ile Kurbağa Masalı Günlerden bir gün, tarla faresinin canı sıkılmış, gezintiye çıkmış. Zavallıcık başına gelecekler ne bilsin, kalkmış, bir kurbağayla arkadaş olmuş. Bu kurbağanın niyeti hiç iyi değilmiş. Dostluk nişanesi olarak, farenin ayağını kendi ayağına bağlamış. Önce gidip bir yerde buğday yemişler; sonra dere kıyısına gitmişler. Kurbağa suyu görünce: “Vırak! Vırak!” diye diye suya…

  • Kurnaz Karga’nın Oyunu

    Kurnaz Karga’nın Oyunu Masalı Günlerden bir gün, karga yaz sıcaklarından bunaldığı için dereye yıkanmaya gitmiş. Derenin serin sularında yıkanırken bir yengecin ayağına basıvermiş. Çok kızan yengeç, kıskacıyla karganın ayağına sıkıca sarılmış. Canı acıyan karga: -“Bırak beni yengeç kardeş, canımı acıtıyorsun” diye yalvarıp yakarmış. Yengeç: -” Sen benim ayağıma bastın, bende seni yiyeceğim” demiş. Karga: -”…

  • Aslan, Tilki ve Eşek

    Aslan, Tilki ve Eşek Masalı Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, ben bağda üzüm bekler derede odun yükler iken, bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar, çiftliğin birinde sahibiyle beraber bir eşek yaşarmış. Gel zaman, git zaman bu eşek yaşlanmış ve iş yapamaz hale gelmiş. Uzun yıllar çiftliğe hizmet etmiş…

  • Yalancı Çoban

    Yalancı Çoban Masalı Günlerden bir gün, uzak bir ülkede, küçük, şirin bir köy varmış. Bu köyde hiç kimse yalan söylemezmiş, biri hariç. O da küçük çoban. Küçük çoban, her zaman arkadaşlarına şaka yaptığını sanarak yalanlar söylermiş. Bir gün, çoban sürüsünü alıp meraya götürmüş. Koyunlar, kuzular otlaya dursun, bizim çoban da can sıkıntısından ne şaka yapacağım…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir