Bencil Dev

dev masalı
Bir varmış bir yokmuş. Bir gün mahallenin çocukları çok güzel bir bahçede oyunlar oyun oynuyor, şarkılar söylüyor, hoplayıp zıplıyorlarmış. Bahçede rengarenk çiçekler, çeşit çeşit meyve ağaçları, yumuşacık yemyeşil çimenler varmış. Bu bahçe bir dev’e aitmiş. Ama dev yıllar önce arkadaşının yanına gitmiş ve bir daha da geri dönmemiş.

Bir gün yine okul çıkışı çocuklar bahçede top oynuyor, ip atlıyor, kaydıraktan kayıyorlarmış. Devde artık evini özlediğini arkadaşına söylemiş ve evine gitmek üzere yola çıkmış. Evine vardığında bahçede cıvıl cıvıl oynayan o minik çocukları görünce o gür sesiyle bağırmış.

Benim bahçemde ne işiniz var sakın bir daha buraya gelmeyin demiş ve çocuklar kaçışmışlar. Dev bahçesine kimse giremesin diye yüksek duvar örmüş. Artık bahçeye kimse giremiyormuş. Oradan geçen çocuklar burada ne güzel oyunlar oynardık diyorlarmış.

Günler günleri kovalamış, aylar ayları. Kış gelmiş, ilkbahar gelmiş ve her yerdeki karlar erimeye başlamış. Ama devin bahçesine bahar bir türlü gelmiyormuş. Ağaçlar, çimenler, kaydıraklar hepsi hala buzla kaplıymış. Dev odasının penceresinden dışarı baktığında neden her yerde karlar eridi de benim bahçemde hala karlar erimedi diyormuş.

Bunu duyan bahçedeki güvercin pencereden içeri girerek bencil devin yanına uçarak gelmiş ve tabi buraya bahar gelmez çünkü sen çok bencilsin demiş ve uçarak oradan uzaklaşmış. Bencil Dev bu duruma çok üzülmüş. Güvercinin haklı olduğunu düşünmüş. Yatağına yatmış ve sabaha kadar  uyumuş. Uyandığında camdan dışarı bakınca gördüklerine inanamamış. Çünkü bahçesindeki karlar erimiş, ağaçlar çiçek açmış, kuşlar ağaç dallarında şarkılar söylüyormuş.

Bencil dev dışarı çıkarak bahçesine gitmiş ve bu durumun nedenini araştırmaya başlamış. Birde ne görsün bütün çocuklar bahçesinde o yüzden buraya bahar gelmiş. Dev’i gören çocuklar tekrar kaçmışlar ama uzakta bir ağaç varmış daha o ağaca bahar gelmemiş karlarla kaplıymış. Altında da küçük bir çocuk ağaca çıkmaya çalışıyor ama boyu yetmiyor.

Ağaç dallarını çocuğa kadar eğse de çocuk yetişemiyormuş. Tüm çocuklar Dev’i gördüğü için kaçmışlar ama o küçük çocuk Dev’i görmemiş. Dev çocuğun yanına gitmiş ve onu eline alarak ağacın tepesine koymuş ve bir anda o ağaca da bahar gelmiş. Tüm karları erimiş. Çocuk çok sevinmiş ve Dev’ e sarılmış. Bu olanları uzaktan gören diğer çocuklar artık Dev’in iyi biri olduğunu düşünmüşler ve tekrar bahçeye gelmişler.

Dev ve çocuklar çok güzel birer arkadaş olmuşlar. Hep beraber oyunlar oynamışlar. Dev de kazma kürekle yüksek bahçe duvarlarını yıkmış. Ve sonsuza dek bu bahçe çocukların oyun bahçesi olarak kalmış.

Benzer Masallar

  • Bremen Çalgıcıları

    Bremen Çalgıcıları Masalı Çok çok eski zamanların birinde bir adam ve onun bir eşeği varmış. Bu eşek yorgunluk nedir bilmeden çuvalların hepsini taşırmış. Fakat gel zaman git zaman gücünden kaybetmeye ve artık çuvalları taşıyamamaya başlamış. Eşeğin sahibi ise eşeği işe yaramaz olarak görmeye başlamış ve onu boş yere beslemeyi gereksiz görüyormuş. Eşek, bu durumun farkına…

  • Çakal ile Papağan

    Çakal ile Papağan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir ülkede, zeki mi zeki bir papağan yaşardı. Bu papağanın kocaman bir ağacın üzerinde yuvası vardı. Ağacın kovuğunda da bir çakal yuvası vardı. Yavrularını orada büyütüyordu. Çakal yuvasından ayrılıp ava gidince, papağanın yavruları aşağı iniyordu. Ağacın kovuğuna girip çakalın yavrularıyla oyun oynuyorlardı. Anne papağan, bu durumdan…

  • Sedef Bacı

    Sedef Bacı Masalı Benim adım Kamber. Minareden uzun mumbar yedim, içtim doymadım Harda, hurda, şurada, burada, tarla, bağda; yedim, içtim, doymadım Aman bacı, kaldır sacı, yağlı bazlamacı yedim, içtim, doymadım Dere gibi hoşaflar, tepe gibi pilavlar, ambar ambar yulaflar yedim, içtim doymadım Denizi çorba ettik, gemiyi kepçe ettik, daha bilmem ne ettik yedim, içtim; davula…

  • Salyangoz’un Evi

    Salyangoz’un Evi Masalı Salyangozları bilir misiniz çocuklar? Onlar da tıpku kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşırlar. Günlerden bir gün, sırtında evini taşımaktan sıkılan sevimli bir salyangoz varmış. Bu sevimli salyangoz üstelik evinin rengini de hiç beğenmezmiş. Bir gün komşusu kelebek ve uğur böceğiyle dertleşmeye başlamış; “Ah keşke her zaman evimi sırtımda taşımak zorunda olmasaydım. Hadi taşıyorum…

  • Akıllı Çoban Aldatan Kuşları Masalı Dinle

    Akıllı Çoban Aldatan Kuşları Masalı Masalı dinlemek için oynat tuşuna basınız. https://www.masal.org/dinle/akilli_coban_aldatan_kusu.mp3 Çoban aldatan kuşunu sizler bilir misiniz? Ağaç kabuğu renginde tüyleri olan bu minicik kuş, oldukça şakacıdır. Çoban aldatan kuşu, hemen hemen her hayvanın sesini taklit edebiliyor. Bazen bir ayı, bazen de bir kurt, bir tilki gibi ses çıkarıyor. Şimdi sizlere, bu şakacı, taklitçi…

  • Keloğlan Saçlarını Nasıl Kaybetti?

    Keloğlan bir gün ağacın dibinde yatıyor ve güzel düşler kuruyormuş. Annesi onun tembelliğinden dolayı çok şikâyet ediyormuş. Keloğlan’a seslenmiş ve kalkıp bir iş bulmasını istemiş. Keloğlan onu dinlemeyince, annesi onu kovalamaya başlamış ama yaşlı olduğu için ona yetişememiş. Annesi Allah’a yalvarmış: “Ne olur beni elden ayaktan düşürme, yoksa bu işe yaramaz oğlan bana bakamaz,” demiş….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir