Kibritçi Kız

kibritçi kız

Bir yılbaşı gecesi küçük ve sevimli bir kız sokakta üstü başı yamalı, ayağında terlik yok, perişan bir halde kibrit satmaya çalışıyormuş.

Sokaktan geçen insanlar üstünde mont, boynunda atkı olan  küçük kızın farkında olmadan yanından geçip gidiyorlarmış.

Sokaklarda çocuklar kartopu savaşı yapıyor, eğleniyorlarmış.

Tabiki kar en çok onları mutlu ediyormuş.

Oysa ki küçük kız üşüyormuş ve titreyen sesiyle kibrit satmaya çalışıyormuş.

Kibritlerim var, kibrit almak istermisiniz diye yoldan geçen insanlara soruyormuş.

Titreyen sesiyle kibritçi kibritçi diyormuş.

Ama o gün hiç kibrit satamamış.

O da isterdi ki iki üç kutu kibrit satıp kazandığı parayla rvde annesiyle beraber sıcak çorba içmeyi.

Kibrit satamadığı için eve gidemiyor,  soğuktan ayakları ve ellerini buz kesmişti.

Bir kapının girişindeki taşın üstüne oturmuş ve daha fazla dayanamamış.

Bir kibrit yakmış.

Kibritle ellerini ısıtıyor sönünce yenisini yakıyormuş.

Kibritçi kız’ın ayakları da çok üşümüştü.

Ayağında terlik bile yokmuş en azından bir terlik bile olsaymış bu kadar üşümezmiş.

Terlikleri vardı fakat karşıdan gelen hızlı arabadan kaçarken terliğinin tekini düşürmüştü.

Haylaz bir çocuk terliği alıp kaçmıştı.

Küçük kız ona seslenmiş ama çocuk onu dinlememişti bile.

Kibritçi kız yine soğuk ve karlı bir günde  bir evin kapı girişine oturmuş  ve bir kibrit çıkmış.

Fakat kibrit yanmamış.

Kibriti  duvara sürtmüş ve yanan kibritin ışığından duvar aralanmış, evin içi gözüküyormuş.

Kibritçi kız hayallere dalmış.

Masanın üstünde duran nar gibi kızarmış hindi etini elini uzatarak tam alırken kibriti sönüvermiş.

Tekrar bir kibrit yakmış ve tekrar hayallere dalmış.

Bu sefer bir yaz gecesi yerler sıcak, havada bulut yok, bir yıldızın kaydığını görmüş.

Babaannesi ona yıldız kaydığı zamanlar birinin öldüğünü söylemişti.

İşte o sırada babaannesi geldi ve onu kucakladı.

Kibritçi kız’ı yanına aldı.

İnsanlar sabah olduğunda yerde yatan bir kız görmüşler.

işte bu kız kibritçi kızmış.

Yanında da bir sürü sönmüş kibrit çöpü varmış.

Kızcağız demek ki ısınabilmek için bütün kibritleri yakmış ve hayallerle küçük kız hayata gözlerini yumarak ölmüştü.

Benzer Masallar

  • Tilki ile Tavşan

    Tilki ile Tavşan Masalı Günlerden bir gün, ormanda bir tilkiyle tavşan karşı karşıya gelmişler. Tilki: — Tavşan kardeş, ben yalnız bir tilkiyim. Kimim kimsem yok. Bu koca ormanda, tek başıma dolaşmaktan, bıktım usandım. Gel seninle arkadaş olalım demiş. Tavşan, tilkinin bu teklifini kabul etmiş. Ormanda birlikte gezip dolaşmaya, yiyip içmeye başlamışlar. Gel zaman git zaman,…

  • Tarla Kuşu ve Yavruları

    Tarla Kuşu ve Yavruları Masalı Hayvanlar aleminin sıra dışı varlıkları olan kuşların yaşam öykülerini anlatırken, insanların yaşamlarıyla kesiştiği noktada bizlere yararlı öğütler veriyor. Bir zamanlar, buğdayların yeşerdiği bir tarlada yaşayan bir tarla kuşu varmış. Tarla kuşu yuvasını buğday başakları arasına, korunaklı bir şekilde yapmış ve her gün birer yumurta yaparak kuluçkaya yatmış. Günler geceleri kovalamış…

  • Aslan ile Çakal

    Aslan ile Çakal Masalı Günlerden bir gün, aslan ile çakal arkadaş olmuşlar. Dağda bayırda geze geze yorulmuşlar, acıkmışlar. Aslan demiş ki: — Çakal kardeş, bu böyle olmayacak. İyisi mi, bir av yapalım da karnımızı doyuralım. Neyse bunlar av peşinde dolaşırken, çayırda otlamakta olan yılkı atlarına rast gelmişler. Aslan: — Tamam çakal kardeş, ben gideyim de…

  • Kral ve Ayakkabısı

    Bir zamanlar uzak diyarlarda zengin bir kral vardı. Kral, bir gün, ülkesindeki her yeri görmek istedi. Bunun için dağ, bayır demeden baya yol kat etti. Himayesindeki şehirleri, köyleri, kasabaları bir bir gezdi. Epey yorulunca sarayına döndü. Veziriyle konuşurken bu yollarımız neden böyle kayalarla dolu? Yürüdüğümde yol üzerindeki taşlar ayağımı acıtıyordu. Bu durumu düzeltmeliyiz. Bunun için…

  • Alın Teri

    Çocuk hikayeleri kategorisine yeni hikayemiz; Alın Teri Hikayesi, keyifli okumalar dileriz. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, evlilik çağına gelen bir delikanlı herkes gibi evlenmek istiyordu. Bu niyetini ailesine açtığında, babası ona şöyle dedi: “Elbette oğlum, elbette evlenebilirsin. Bana kendi alın terinle kazandığın bir altın getirdiğinde, seni hemen evlendireceğim.” Delikanlı babasının…

  • Yoksul Kunduracı

    Yoksul Kunduracı Masalı Bir zamanlar, uzak ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ile karısı yaşarmış. Kunduracı çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş. Kunduracı, bir gece elinde kalan son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için hazırlayıp tezgahın üzerine koymuş. Yatmaya gitmiş. Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış. Tezgahın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir