Kuruyan Göl’ün Kurbağaları

kurbağa masalı

kurbağa masalı

Kuruyan Göl, iki kurbağanın macerasını konu alıyor. Bu masal karar vermeden önce düşünmenin ve sabırlı olmanın önemini anlatan eğitici bir çocuk masalıdır.

Kuruyan Göl’ün Kurbağaları Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil bir ormanın içindeki gölde iki kurbağa yaşarmış. Bu iki kurbağa çok iyi arkadaşmış. Her gün birlikte neşeyle zıplar, gölde yüzer ve serin suların tadını çıkarırlarmış.

Günlerden bir gün yaz mevsimi gelmiş. Hava iyice ısınmış, yağmurlar azalmış ve gölün suyu yavaş yavaş çekilmeye başlamış. Günler geçtikçe göl küçülmüş ve sonunda kurbağaların yaşayabileceği kadar su kalmamış. Bunun üzerine iki arkadaş, kendilerine yeni bir yuva bulmak için yola çıkmaya karar vermişler.

Günlerce yürümüş, zıplamış ve çevredeki dereleri, göletleri araştırmışlar. Uzun bir yolculuğun ardından derin ve serin görünen bir kuyunun yanına gelmişler. Kuyunun dibinde su olduğunu gören kurbağalardan biri heyecanla arkadaşına seslenmiş:

“Gel arkadaşım! Şu kuyuya inelim. İçinde su var, üstelik burası da serin. Burada rahatça yaşayabiliriz!” demiş.

Diğer kurbağa kuyunun içine dikkatlice bakmış. Kuyunun ne kadar derin olduğunu görünce bir süre düşünmüş. Ardından arkadaşına şöyle demiş:

“Burada su olması güzel ama ya bu kuyu da kurursa? İçine iner ve su biterse dışarı nasıl çıkacağız? Bence acele etmeyelim. Kendimize daha güvenli bir yer bulana kadar aramaya devam edelim.”

İlk kurbağa arkadaşının sözlerini duyunca biraz düşünmüş. Başta kuyuya hemen inmek istiyormuş ama arkadaşının haklı olabileceğini anlamış. Sonunda kuyunun içine atlamak yerine yollarına devam etmeye karar vermişler.

İki arkadaş yeniden yola koyulmuş. Vadilerden geçmiş, tepeleri aşmış ve yemyeşil orman yollarında ilerlemişler. Bir süre sonra ağaçların arasında geniş, temiz ve bol sulu bir göle rastlamışlar. Gölün çevresi yemyeşil bitkilerle kaplıymış. Suyu serin, kıyıları ise kurbağaların rahatça yaşayabileceği kadar güvenliymiş.

Kurbağalar sevinçle göle atlamışlar. Birbirlerine bakıp gülümsemişler.

“İşte aradığımız yuva burası!” demiş biri.

Böylece iki arkadaş yeni göllerine yerleşmişler. Her gün yüzmüş, zıplamış ve huzur içinde yaşamışlar.

Aradan bir süre geçmiş. Bir gün, yolculukları sırasında karşılaştıkları kuyunun bulunduğu bölgeden geçen yaşlı bir kaplumbağadan haber almışlar. Kaplumbağa, sıcakların devam etmesiyle kuyunun suyunun da çekildiğini ve kuyunun neredeyse tamamen kuruduğunu anlatmış.

Bunu duyan kurbağalardan biri arkadaşına dönmüş:

“İyi ki o kuyuya atlamamışız! Eğer düşünmeden içeri girseydik, su kuruduğunda orada mahsur kalabilirdik,” demiş.

Diğer kurbağa da başını sallamış.

“Senin sözünü dinlediğim için mutluyum. Bazen bir karar vermeden önce durup düşünmek, acele etmekten çok daha iyiymiş,” diye karşılık vermiş.

O günden sonra iki kurbağa, karşılaştıkları durumlarda hemen karar vermek yerine önce düşünmeye başlamışlar. Ormandaki diğer hayvanlara da aceleyle karar vermenin tehlikelerini ve dikkatli davranmanın önemini anlatmışlar.

Böylece iki arkadaş, yeni göllerinde mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmüşler.

Masalın Öğüdü: Bir karar vermeden önce olası sonuçları düşünmeliyiz. Aceleyle verilen kararlar bizi zor durumda bırakabilir. Sabırlı ve dikkatli davranmak, tehlikeleri önceden fark etmemize ve daha doğru seçimler yapmamıza yardımcı olur.

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir