Yengeç ile Yılan

yılan ile yengeç masalı
Yılan ile Yengeç Masalı

Bir zamanlar, bir yılan ile yengeç bir derede karşılaşmışlar. Yengeç pek iyi niyetliymiş. Yılanla dostluk kurup iyi geçinmek istiyormuş, yılana karşı hiç de kötü düşüncelere sahip değilmiş; ama yılan bu.. Hiç rahat durur mu? Hep sinsi sinsi düşünceler içerisinde;

– “Bir fırsat bulsam da bu yengeci soksam!” diye düşünürmüş.

Yengeç yılanın sinsi sinsi düşündüğünü görünce:

– “Yahu ne sinsi sinsi düşünüyorsun. Bırak şu kötü huyunu, sen de diğer dostlarına karşı doğru ve emin ol.” diye nasihatlerde bulunmuşsa da yıl hiç oralı olmamış. Yengeç de bakmış ki yılanın söz dinlediği yok. İlk fırsatta gelip onu sokacak, yılanın gece uyumasını beklemiş.

Yılan uyuyunca hemen boğazına bir ısırık atıp yılanı oracıkta öldürüvermiş. Yılan oracıkta boylu boyuna upuzun bir şekilde yattığını görünce;

– “Bu saatten sonra istediğin kadar doğru ol, neye yarar ki! Bir defa öldün artık. Keşke sözlerimi iyice dinleseydin, doğru olmak için çabalasaydın!” demiş.

İşte böyledir, yaşamları boyunca çevresindekilere kötülük edenler, ölüp gittiklerinde herkese iyilik etmiş olurlar ama öldükten sonra bu iyiliğin bir anlamı kalmıyor..

Benzer Masallar

  • Fareli Köyün Kavalcısı

    Türk masal sitelerinin öncüsü olan sitemizde yepyeni bir masalı sizin için yayınladık. Fareli Köyün Kavalcısı Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellal iken, fareler berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir köy varmış. Halkı mutluluk içinde yaşarmış. Günlerden bir gün köyün bütün evlerine fareler dolmuş….

  • Dört Mevsim

    Dört Mevsim Masalı Günlerden bir gün, Toprak Ana, evinde yalnız başına yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün sabah erken kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: – Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz…

  • Ayaz’ın Marifeti

    Ayaz’ın Marifeti Hikayesi Günlerden bir gün, beyler, vezirler Gazneli Mahmut’un yanına gelerek; “Şu Ayaz adındaki kölenin ne mareifeti var ki sen ona otuz kişinin maaşı kadar maaş ödüyorsun?” dediler. Sultan Mahmut bu soruya o anda cevap vermedi. Birkaç gün sonra beylerini, vezirlerini alarak ava çıktı. Yolda bir kervan gördüler. Sultan Mahmut beylerden birine: “Git sor…

  • Tepegöz

    Tepegöz Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, leylekler tellal iken, balıklar berber iken, uçsuz bucaksız engin okyanusların dalgalarını köpürterek dövdüğü yüksek uçurumlarla kaplı kıyıları olan bir adada yaşayan bir Tepegöz varmış. Günlerden bir gün, leylekler annesine götürmek için bohçalarında taşıdığı Tepegözü ıssız bir adada düşürmüşler. Adada yaşayan keçiler tarafında beslenip…

  • Yönetici Seçimi

    Yönetici Seçimi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanların birinde, uzak bir ormanda bir terzi kuşu yaşarmış. Terzi kuşları, aynı terzi ustaları gibi ağaç yapraklarını birbirine dikerek torbalar örerlermiş. Bu yüzdendir ki o iyi yürekli kuşlara terzi kuşu derler. Şimdi sizlere bu terzi kuşlarından birinin hikayesini anlatacağım. Ormandaki tüm canlılar terzi kuşunu çok severmiş. Her…

  • Altın Yumurtlayan Kaz

    Altın Yumurtlayan Kaz Masalı Bir zamanlar, bir çiftçinin her gün bir altın yumurtlayan bir kazı varmış. Kaz, altın yumurtlayarak çiftçi ve karısına günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek kadar para sağlamış. Uzun süre çiftçi ve eşi geçim sıkıntısı çekmeden mutlu mesut yaşamışlar. Ancak bir gün çiftçi kendi kendine, “Neden günde sadece bir yumurta almalıyız? Neden hepsini birden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir