Kurt ile Koyun

kurt ile koyun masalı
Günlerden bir gün bizim kıvırcık koyun sürüden ayrılmış, kendi başına otlanıyormuş. Bir ara kafasını kaldırmış, bir de bakmış ki, ne çoban ne de sürü, hiçbiri ortalıkta yok. Sağa ola koşuşmuş ama bir türlü yolu bulamamış.

Uzaklardan gelen bir kurt, kıvırcık koyunu fark etmiş. Kurdu bir an karşısında gören kıvırcık koyun ne yapacağını şaşırmış.

Kurt başlamış söze;
-” Sen bilmiyor musun? Buraları benim himayemde. Benden izinsiz bölgemde ne geziyorsun?”

Kıvırcık koyunun kurttan kurtulması için aklına bir fikir gelmiş;

-“Bu dağların sahibi sen misin? Şahsen buna inanmıyorum. Eğer bu dağların sahibi benim diyorsan, aşağıda bir yatır var, gel ona yemin et. Ben de bu dağların sahibinin sen olduğuna inanayım.” demiş.

Kurt bu öneriyi onaylamış. Önce gider yemin ederim, sonra da bu koyunu afiyetle yerim diye düşünüyormuş.
Kıvırcık koyun önde, kurt arkada yürüyorlarmış. Az gitmişler, uz gitmişler, sonunda köyün yakınındaki metruk bir kulübeye varmışlar.

Kıvırcık koyun;
-” Yüksek sesle, hadi bakalım kurt kardeş yemin et de görelim.” demiş.

Kurt ulumaya başlamış, kurdun sesini duyan çoban köpekleri bir anda kurdun etrafını sarmışlar.

Zavallı kurt koyunu yiyemeden kaçmak zorunda kalmış..

Benzer Masallar

  • Orman Perisinin Gülleri

    Orman Perisinin Gülleri Masalı Bir zamanlar, uzak diyarlarda, yemyeşil ve upuzun ağaçlarla kaplı ormanın içinde genç bir peri kızı yaşarmış. Bu peri kızı çiçekleri çok sever, en çok da gülleri severmiş. Ormandaki kulübesinin hemen yanında rengarenk güllerle donatılmış bir bahçesi varmış. Bu bahçenin gülleri o kadar güzel ve canlıymış ki, görenler hayran kalıyormuş. Peri kızı…

  • Keloğlan ile Sihirli Sofra

    Keloğlan Sihirli Sofra Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerinde birinde fakir bir karı koca yaşarmış. Öyle fakirlermiş ki, biricik kel oğullarına dahi yeterince bakamıyorlarmış. Keloğlan da, bu durumu hiç umursamayan, inadına her şeye gülüp geçen, güçlü bir çocukmuş. Günlerden bir gün, Keloğlan’ın anası oğluna seslenmiş: — “Heyy Keloğlan! Unumuz bitti. Ambardan biraz buğday al değirmene götür,…

  • Göle Yoğurt Çalmak Fıkrası

    Göle Yoğurt Çalmak Fıkrası Nasrettin hocayı bilirsiniz çocuklar, güldürür, güldürürken de düşündürür. Bazı insanlar vardır, hiç olmayacak hevesler peşinde koşup dururlar. Hoca Nasrettin’de böyle insanlara ders vermek istemiş. Bakraçını yoğurt mayasıyla doldurup doğruca gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık, kaşık mayayı dökmeye: – Hoca’yı gören köylüler şaşırmış; Ne yapıyorsun Hocam ? demişler. – Hoca Nasrettin, göle…

  • Kırmızı Başlıklı Kız

    Kırmızı Başlıklı Kız Masalı Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde küçük bir kız yaşarmış. Annesi ona kırmızı bir pelerin almış ve kız bu pelerini o kadar çok severmiş ki onsuz hiçbir yere gitmezmiş. O kadar ki herkes ona “Kırmızı Başlıklı Kız” demeye başlamış. Bir sabah annesi, “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş. “Büyükannen hâlâ hasta….

  • Yemeğin Buğusu Paranın Sesi Fıkrası

    Yemeğin Buğusuna Paranın Sesi Fıkrası Hoca Nasrettin Akşehir’de kadılık görevini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri pintiliği ile bilinen bir aşçı, diğeri de zavallı bir fakir. Aşçı sözü almış : – Hocam demiş, ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde yemek pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somun ekmekle geldi. Kopardığı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir