Ağustos Böceği ile Karınca

ağustosböceği ile karınca
La Fontaine masallarından yeni bir masal ile sizlerleyiz. Masalımızın adı; Agustos Böceği İle Karınca Masalı keyifli okumalar dileriz..
Ağustos böceği bütün yaz
Saz çalmış, şarkı söylemiş.
Karakış birden bastırınca
Şafak atmış zavallıda;
Bir şey bulamaz olmuş yiyecek:
Koca ormanda ne bir kurtçuk, ne bir sinek.
Gitmiş komşusu karıncaya:
— Aman karınca kardeş, demiş, hâlim fena;
Bir şeycikler ver de kışı geçireyim.
Yaz gelince öderim,
Hem de ziyadesiyle;
Ağustosu geçirmem bile.
Ödemezsem böcek demeyin bana.
Karınca iyidir hoştur ama
Eli sıkıdır:
Can verir, mal vermez.
— Sormak ayıp olmasın ama demiş;
Bütün yaz ne yaptınız?
— Ne mi yaptım? demiş ağustos böceği;
Gece gündüz türkü söyledim;
Fena mı ettim sizce?
— Yoo, demiş karınca, ne mutlu size;
Ama hep türkü söylemek olmaz;
Kışın da oynayın biraz.

Yazar; La Fontaine

Benzer Masallar

  • Altın Yumurtlayan Kaz

    Altın Yumurtlayan Kaz Masalı Bir zamanlar, bir çiftçinin her gün bir altın yumurtlayan bir kazı varmış. Kaz, altın yumurtlayarak çiftçi ve karısına günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek kadar para sağlamış. Uzun süre çiftçi ve eşi geçim sıkıntısı çekmeden mutlu mesut yaşamışlar. Ancak bir gün çiftçi kendi kendine, “Neden günde sadece bir yumurta almalıyız? Neden hepsini birden…

  • Aslan ile Çakal

    Aslan ile Çakal Masalı Günlerden bir gün, aslan ile çakal arkadaş olmuşlar. Dağda bayırda geze geze yorulmuşlar, acıkmışlar. Aslan demiş ki: — Çakal kardeş, bu böyle olmayacak. İyisi mi, bir av yapalım da karnımızı doyuralım. Neyse bunlar av peşinde dolaşırken, çayırda otlamakta olan yılkı atlarına rast gelmişler. Aslan: — Tamam çakal kardeş, ben gideyim de…

  • Karga ile Tilki Masalı Dinle

    Karga ile Tilki Masalı Tilki cenaplarını bilirsiniz, pek kurnazdır kendileri. Hele bir de yemek gördüler mi, kurnazlıkları iki kat olur. Bir gün, ormandaki bir ağacın dalında neşeyle dans eden bir karga varmış. Karga çok mutluymuş, çünkü ağzında kocaman bir peynir parçası varmış, karga bulduğu peyniri yiyeceği için çok ama çok mutluymuş. Ağzındaki kocaman peyniri tam…

  • Yoksul Oduncu

    Yoksul Oduncu’nun Masalı Bir zamanlar yoksul bir oduncu varmış. Bu oduncu ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Günlerden bir gün yine ormana odun kesmeye gitmeden evvel karısına demiş ki; “Karıcığım, bugün öğle yemeğimi büyük kızımla ormana gönder. Büyük kız yolunu şaşırmasın diye yanıma bir torba darı alıp yollara…

  • Bencil Dev

    Bir varmış bir yokmuş. Bir gün mahallenin çocukları çok güzel bir bahçede oyunlar oyun oynuyor, şarkılar söylüyor, hoplayıp zıplıyorlarmış. Bahçede rengarenk çiçekler, çeşit çeşit meyve ağaçları, yumuşacık yemyeşil çimenler varmış. Bu bahçe bir dev’e aitmiş. Ama dev yıllar önce arkadaşının yanına gitmiş ve bir daha da geri dönmemiş. Bir gün yine okul çıkışı çocuklar bahçede…

  • Alaaddinin Sihirli Lambası

    Bir zamanlar, doğuda bir kasabada, Alaaddin ve annesi küçük bir evde yaşarmış. Evin geçimini sağlamak için Alaaddin her gün en zor işleri yapar, gün boyu çalışırmış. Bir gün, uzak bir köye muz satmak üzere yola çıkmış. Yolculuk sırasında karşısına bir adam çıkmış ve Alaaddin’e babasının eski dostu olduğunu söylemiş. Adam, “Altın para kazanmak ister misin?”…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir