Fil Kralı ile Fare Kralı

filler ve fareler masalı
Filler ve Fareler Masal Özeti

Bir fare topluluğu, yaşadıkları topraklardan geçen fillerin ayakları altında ezilmekten korkarmış. Bir gün Fare Kralı, Fil Kralı’ndan farelere zarar vermemesini istemiş ve karşılığında bir gün yardıma ihtiyaç duyarsa ona yardım edeceklerine söz vermiş. Fil Kralı bu isteği kabul etmiş ve filler, o günden sonra farelere dikkat etmeye başlamış.

Aradan bir süre geçtikten sonra avcılar ormana gelerek birçok fili büyük halat tuzaklarıyla yakalamış. Duruma çok üzülen Fil Kralı, Fare Kralı’ndan yardım istemiş. Fareler hemen toplanmış ve keskin dişleriyle tuzakların halatlarını kemirerek bütün filleri kurtarmış.

Fil Kralı, farelerin iyiliğini ve cesaretini takdir etmiş. O günden sonra filler ve fareler arasında güçlü bir dostluk kurulmuş. Masal, dostluğun, yardımlaşmanın ve hiçbir canlının küçümsenmemesi gerektiğinin önemini anlatır.

Fil Kralı ile Fare Kralı Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, fillerden korkarak yaşayan bir fare topluluğu varmış. Filler, kocaman ayaklarıyla farelerin yaşadığı topraklardan geçtiklerinde birçok fare eziliyor ve zarar görüyormuş. Bir gün Fare Kralı, Fil Kralı’nın huzuruna çıkmış ve, “Eğer bize zarar vermezseniz, bir gün ihtiyaç duyduğunuzda size yardım ederiz,” demiş. Fil Kralı bu söze gülümsemiş ama yine de kabul etmiş. Ardından tüm fillere, tek bir fareye bile basmamaları için dikkatli olmalarını emretmiş.

O günden sonra filler çok daha özenli davranmaya başlamış. Kocaman ayaklarını dikkatle kaldırıyor, küçücük dostlarına zarar vermemek için ellerinden geleni yapıyorlarmış. Farelerin yaşadığı yerlere geldiklerinde ise hortumlarını havaya kaldırıp yüksek sesle haber veriyorlarmış: “Geçiyoruz! Geçiyoruz!”

Bir gün ormana fil avcıları gelmiş. İnsan kralının ordusunda kullanılmak üzere çok sayıda fil yakalamak istiyorlarmış. Her geçen gün daha fazla fil, güçlü halatlardan yapılmış büyük tuzaklara düşüyormuş.

Fil Kralı bu duruma çok üzülmüş. O sırada Fare Kralı’nın verdiği sözü hatırlamış ve küçük dostunu yanına çağırmış. Fare Kralı gelmiş, Fil Kralı’nın anlattıklarını dikkatle dinlemiş.

Ardından Fare Kralı bütün fareleri toplamış. Binlerce fare bir araya gelerek fillere nasıl yardım edebileceklerini konuşmaya başlamış. Hiçbiri, büyük dostlarının zamanında kendilerine gösterdiği iyiliği unutmamış. Sonunda zeki bir fare parlak bir fikir ortaya atmış. Bu fikri duyan bütün fareler sevinçle karşılamış.

Fareler küçük gruplara ayrılmış. Her grup bir tuzağın başına giderek, keskin dişleriyle halatları kemirmeye başlamış. Sabah olduğunda bütün tuzaklar parçalanmış ve filler özgürlüğüne kavuşmuş. Planları boşa çıkan avcılar ise çaresizce ormanı terk etmiş.

Fil Kralı minnettarlıkla dolmuş. Küçük fareyi sırtına almış ve o günden sonra fillerle farelerin sonsuza dek dost kalacağını ilan etmiş. İşte o günden beri fillerle fareler birbirlerine dost olmuşlar. Derler ki bugün bile bu dostluk hâlâ sürüyormuş.

Benzer Masallar

  • Keloğlan ve Altın Bülbül

    Keloğlan ve Altın Bülbül Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kuşlar tellâl iken, keçiler berber iken, bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir Cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar Padişah’a demiş ki: “Padişahım, eğer Kafdağı’nın ardındaki Altın Bülbülü getirir…

  • Kurt ile Koyun

    Günlerden bir gün bizim kıvırcık koyun sürüden ayrılmış, kendi başına otlanıyormuş. Bir ara kafasını kaldırmış, bir de bakmış ki, ne çoban ne de sürü, hiçbiri ortalıkta yok. Sağa ola koşuşmuş ama bir türlü yolu bulamamış. Uzaklardan gelen bir kurt, kıvırcık koyunu fark etmiş. Kurdu bir an karşısında gören kıvırcık koyun ne yapacağını şaşırmış. Kurt başlamış…

  • Yengeç ile Yılan

    Yılan ile Yengeç Masalı Bir zamanlar, bir yılan ile yengeç bir derede karşılaşmışlar. Yengeç pek iyi niyetliymiş. Yılanla dostluk kurup iyi geçinmek istiyormuş, yılana karşı hiç de kötü düşüncelere sahip değilmiş; ama yılan bu.. Hiç rahat durur mu? Hep sinsi sinsi düşünceler içerisinde; – “Bir fırsat bulsam da bu yengeci soksam!” diye düşünürmüş. Yengeç yılanın…

  • Yoksul Kunduracı

    Yoksul Kunduracı Masalı Bir zamanlar, uzak ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ile karısı yaşarmış. Kunduracı çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandıkları para ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş. Kunduracı, bir gece elinde kalan son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için hazırlayıp tezgahın üzerine koymuş. Yatmaya gitmiş. Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış. Tezgahın…

  • Kumbara

    Kumbara Masalı Bir zamanlar, şirin bir evde, içi para dolu küçük bir kumbara varmış. İçindeki paralara mı güveniyormuş yoksa evin en yüksek yerinde oturmasından mı bilinmez. Bu kumbara pek kendini beğenirmiş. Karnındaki paralarla her şeyi alabileceğini düşünerek kendini mutlu ediyormuş. Bazen çocuklar kumbaranın bulunduğu odada oyun oynarlarmış, kumbarayı davet ettikleri halde kumbara onlara katılmazmış. Bir…

  • Geyik ile Kaplan

    Geyik ile Kaplan Masalı Günlerden bir gün, bir geyik tek başına ormanda dolaşıyormuş. Çok susamış, su içmek için ormanın içindeki dereye gitmiş. Suya eğildiği sırada, deredeki yansımasını görmüş. Yay gibi boynuzu, ay gibi yüzü, pırlanta gibi gözleri ve incecik bacakları varmış. Boynuzunu ve gözlerini çok beğenen yavru geyik, nedense bacaklarını hiç beğenmemiş. Onları çok cılız…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir